
Karındaşım (o ne demekse artık) Volkan mimlerini salmış üstüme,iyi olasıca!Tabii sümüğünü top yapıp fırlattığı için kendisine acayip duygular beslediğimi itiraf edeerk başlayabilirim bu yazıya.Hemde mimin itiraf mimi olduğunu betimlemek adına :)
Öyle her şeyi itiraf edemem burda takdir edersiniz ki...
İlk aklıma şu geldi:
Bodrum'da yaşarken,sevdiğim bir arkadaşım vardı,hemde komşuyduk.Alt katta oturuyordu.İyiydik biz bununla.
Ama bu komşu insanı,gitmiş beni ev sahibine şikayet etmiş.Çok gürültü yapıyorlar,müziğin sesini çok açıyorlar falan diye.
Ev sahibide geldi bana söyledi.O an kulaklarımdan ateş topları çıkıyor sandım.Ulan daha iki gün önce,kocanın ayağının kokusundan,kıllarını nasıl aldığından falan bahsedecek kadar samimiydin,n'oldu da bana söylemeyip gidip allahın hırtına söylüyorsun diye indim aşağı,bağırdım,çağırdım...
Bayaa kavga ettik yani..Sonra ben hırsımı alamadım,daha çok ses yapmak bir yana en acı intikamımı almaya karar verdim.
Bunun çok güzel bir çiçeği vardı.Sakız sardunya ama yıkılıyor artık hayvan çiçek açmaktan.Nasıl güzel nasıl güzel..Gelen geçen bakıyor...Gittim por-çöz müdür ne zıkkımsa öyle birşey aldım.Gece herkes uyurken döktüm çiçeğin dibine...(evet nıhahhaaa da dedim) Çiçeğin ne günahı varsa artık!...Sonra içim rahatladı tabii..İki gün sonra kötülüğüm etkisini gösterdi..Canım çiçek eridi gitti...Bende komşu insanın ağlak bakışları manzarasında,bacak bacak üstüne atıp,höpürtede höpürtede kahvemi yudumladım...Tabii kimse anlamadı benim böyle birşey yaptığımı...
Neyse günler sonra biz bununla barıştık.Yine kocasının ayak kokusundan,kıllarını nasıl aldığından falan konuşur hale geldik.Sonra onun taşınması gerekti.Giderken ağlaştık falan.
Bana hatıra olsun diye o en sevdiği,benim erittiğim çiçeği bıraktı.Çiçek 3-4 ay sonra kendine gelmişti mucizevi bir şekilde.
Vicdan azabı değil bildiğin .öt oldum.Kadına yaptığıma bak,çiçeğe yaptığıma bak...Birde onu bana hediye ediyor...
N'apsaydım?O'da gidip şikayet etmeseydi beni,gelip bana söyleseydi.Çiçeğin bunda günahı ne onu bende bilemedim.Al itiraf işte.Kimseye söylememiştim bunca zaman.
Birde çok güzel bir kız vardı ortaokuldayken.Hemde benim hoşlandığım çocuk,ondan hoşlanıyordu.Çok da güzeldi kaltak.Upuzun sarı saçları vardı,beline kadar.Hep fönlü gibiydi.Ben salak salak çocuğa kesilirken,çocuk her baktığımda kıza bakıyor oluyordu...
Tükürüğümün çok asitli olmasından mütevellit ağzımda sakız durmaz benim.Acayip bir maddeye dönüşür.Eriyik gibi olur.Bir gün ,yine ağzımda sakızın eriyik olduğu bir an,kıskançlığım saatte 850 km/hıza ulaşmışken,hatun önümden geçti.Bi havalı bi havalııı...Saçlarını da yüzüme savurdu zaten.Döndüm sağıma baktım çocuk yine hatuna kesilmiş...
Aldım ağzımdaki eriyiki avcumun içine..Elimin sıcağından iyice yayıldı sakız...Gittim kızın arkasından..Bişii deme bahanesiyle,dostça!!! elimi omzuna koydum.Kızdaki saç hayvan yelesi gibi olduğu için omuzlarında benim tüm kafamdaki kadar saç tutamı salınıyordu..Elimdeki sakızı yapıştırdım saçına..Birde iyice sıvazladım elimle...Tabii bu arada dikkatini çekecek bir konu anlatıyorum,şüphelenmesin diye...Baya buladım sakızı...
Sonra çekildim köşeye,sinsi sinsi bekledim..Farketmedi allahtan...
Sabah baktım saçlarında bi değişiklik yok.Ben de sanıyorum ki,yelelerini kısacık kestirmiş,ağlamaktan gözleri şişmiş bi halde gelecek okula...Bi bozuldum,bi bozuldum...Çıkarmayı becermiş demek kevaşe.Kızın ne suçu varsa?!Kıskançlık işte...Bak bunuda ilk defa söylüyorum...
Birde tırnaklarıma 3 kat oje sürüyorum ki yemesi daha kolay olsun diye.Oje tadını denemeyen bilemez.Çok lezzetlidir.
Saçıma saç kremi sürerken ellerime de sürüp beklettiğim oluyor bazen yumuşak olsun diye.
Erkeklerin ayaklarını görmeye tahammül edemiyorum.Hele o baş parmaktaki kıllardan tiksiniyorum.
Günde 350 kere falan nivea lipstick'i sürüyorum.Dragon fruitlisi var bunun çok güzel.Arada sürerken dayanamayıp bir ısırık alıyorum.
Evde cola varsa,saklıyorum.Kimseye ikram etmemek için.
Yürürken yerdeki taşları sayıyorum.Herkes çok ciddi bir şeyler düşündüğümü sanıyor.
Birisi bi'şey anlatırken,yüzündeki gözenekleri inceliyorum.Genelde ne anlattıklarını dinlemiyorum,gözeneklere bakmam geçene kadar.Bu yüzden çok konu kaçırıyorum.Ama dikkatli baktığım için kimse şüphelenmiyor.
Bi'şey içerken,bardak,fincan herneyse mutlaka dudağımın değdiği yeri elimle çaktırmadan silerim.Karşımdaki de silsin isterim ama kimse yapmaz.Dudak izi sevmem.Dudak izide beni sevmez.
Meyveli yoğurt bitince,dibini parmakla sıyırırım kimse yokken.Pudinge aynı ilgiyi göstermem.
Okunmuş gazete okumam.Bakire gazete severim.Benden önce kimse dokunmasın isterim.
Gecenin bir yarısı uyanıp yemek yiyebilirim.
Gördüğüm bütün ağaçların yapraklarının tadına bakmışımdır.Siz denemeyin,çam cinsi çok acı olabiliyor!
Bu kadar itiraflarım.Birden bi hafiflik geldi üstüme.Hafiflemesi için Yalnızlık okulunu ve Efsayı mimleyesim geldi...
...

