23 11 2009
22 11 2009
Ah o bilmez...

Ah o bilmez...Bilmez,nasıl seveceğim onu.
Şekerli içmeye başladım artık çayımı,o bunu da bilmez...
Artık tatlansın istiyorum.Çayım şekerle,şekrim çayımla...
Tek başına kalmasın çay bardakta.Şekeri olsun bir de kaşığı,iki olsunlar,şekerli çay olsunlar...
Ah o bilmez..Bilmez benim canım,aslında ne kadar müsait bünyem aşık olmaya...
Ne kadar kırılgan kalbim,birinin olmaya...
Heyecanlarımı ne kadar bastırırım...
Ne kadar güçlü durmaya çalışırım da aslında ne kadar güçsüzüm..O bunları hiç bilmez...
O,o kadar naif ki..O kadar başka...O kadar hiç kimse gibi ki...Başka bir yerden gelmiş gibi...Onlar gibi değil.Hiç değil...Bakışı başka,düşüncesi başka,kalbi başka...
Ah benim canım...Yüzüm gülmeye ne kadar yatkınmış aslında...Ne kolaymış...Ne güzelmiş...
Ah o bilmez,nasıl seveceğim onu,bilmez....
Etiketler:
aşkına özgü
17 11 2009
Öyle Bir Yerdeyim ki....
Öyle bir yerdeyim ki...Ne gökte,ne yerde,ne bildiğin bir kelimede.Var olduğumu sandığın hiç bir yerde,yok olduğumu anladığım bir yerde...
İçimden sesler yükselmeye çalışıyor.Susturuyorum elimin tersiyle.Susturuyorum ki,bir daha konuşmaya çalışmasınlar,boşa konuştuklarını bilsinler.Hadlerini bilsinler.
Olamıyorsa kimse yanımda şimdi,bundan sonra hiç olmasınlar.
Yok olduklarını bilsinler ve bir daha hiç olmayacaklarını.
Sen istemezsen olmayız desinler,kapatırsan kendini bilemeyiz desinler,kendi kendine başarmaya çalışıyorsun,bunu sen istedin desinler.Bildikleri bütün masalları anlatsınlar,bütün bahaneleri sunsunlar,vicdan dedikleri egolarına.
Ben cebimde sakladığım,bir kaç mutlulukla doyururum kalbimi.Kırıntıları kuşlara atarım.Üşüşürler başına,doyururlar karınlarını.
Ama onlara koca bir masa kursam yine doymazlar.Şişmiş karınlarını kaşıya kaşıya,yan masaya dikerler gözlerini...
Şimdi,bütün kapılarımı tamamen kapatırken...Kimse çalmasın,kimse uğramasın,şimdi olmayan hiç kimse ,bundan sonra da olmasın...
Birtek aynı yerde can bulduğum canım olsun,aynı yerde büyüdüğüm,bende önce doğup beni kollamaya çalışan canım olsun...
Öyle bir yerdeyim ki...Hiç bilmediğin,hiç gitmediğin,hiç gidemeyeceğin bir yerde...
İçimden sesler yükselmeye çalışıyor.Susturuyorum elimin tersiyle.Susturuyorum ki,bir daha konuşmaya çalışmasınlar,boşa konuştuklarını bilsinler.Hadlerini bilsinler.
Olamıyorsa kimse yanımda şimdi,bundan sonra hiç olmasınlar.
Yok olduklarını bilsinler ve bir daha hiç olmayacaklarını.
Sen istemezsen olmayız desinler,kapatırsan kendini bilemeyiz desinler,kendi kendine başarmaya çalışıyorsun,bunu sen istedin desinler.Bildikleri bütün masalları anlatsınlar,bütün bahaneleri sunsunlar,vicdan dedikleri egolarına.
Ben cebimde sakladığım,bir kaç mutlulukla doyururum kalbimi.Kırıntıları kuşlara atarım.Üşüşürler başına,doyururlar karınlarını.
Ama onlara koca bir masa kursam yine doymazlar.Şişmiş karınlarını kaşıya kaşıya,yan masaya dikerler gözlerini...
Şimdi,bütün kapılarımı tamamen kapatırken...Kimse çalmasın,kimse uğramasın,şimdi olmayan hiç kimse ,bundan sonra da olmasın...
Birtek aynı yerde can bulduğum canım olsun,aynı yerde büyüdüğüm,bende önce doğup beni kollamaya çalışan canım olsun...
Öyle bir yerdeyim ki...Hiç bilmediğin,hiç gitmediğin,hiç gidemeyeceğin bir yerde...
13 11 2009
İade-i ziyaret balosu
Babasız kızlar balosuymuş o!
Kabak gibi yazdığım üzere babasız kızlar bandosu değilmiş.
Olsun en azından anafikir aynı.
Önemli olan iç güzelliği vs..
Ama bana güzel bir hediye gelmiş sevgili Hurdacı'dan.
Teşekkür etmiştim dimi? :)
"Niye seveyim seni
Babalarının terk ettiği kızlar, kötülüklerinde cömert
Aşklarında hazin ve güvenilmezdirler"
Kabak gibi yazdığım üzere babasız kızlar bandosu değilmiş.
Olsun en azından anafikir aynı.
Önemli olan iç güzelliği vs..
Ama bana güzel bir hediye gelmiş sevgili Hurdacı'dan.
Teşekkür etmiştim dimi? :)
"Niye seveyim seni
Babalarının terk ettiği kızlar, kötülüklerinde cömert
Aşklarında hazin ve güvenilmezdirler"
Etiketler:
Babama,
nostatic öper,
special thanks..
12 11 2009
Ben Hİç Colombian Supremo İçmedim!

Öyle komik birşey yaşadım ki.Paylaşmadan geçemiycem.
Kendisinden uzun zamandır haber alamadığım,bloguna da adam gibi yazmayan insanı msn'de yakalayınca merakımı gidermek için, nasıl olduğunu öğrenmek için ablukaya aldım.
Ayrıntıları geçiyorum:
İstanbul'a gelemeyeceğinden ve sepeblerini anlattı.
Bende üzüldüm "ne diyim" üzüldüm gibilerinden bişii dedim.
O da şunu de dedi:"Ben hiç colombian supremo içmedim"
Ben demedim tabii,ciddiye almadım yada ne dediğini anlamadım.
Yazışmamız devam ederken arada "demedin" dedi.
Nedense yine ciddiye almadım,hatta heralde bi espri ama ben anlamadım diye de bozuntuya vermedim
İstanbul'a ne zaman gelicen,gelsene falan diyorum ben arada.
"Şunu de dediğimi deseydin gelecektim" dedi.
Ben kısa bir şok yaşayıp hemen dedim tabii.
"Ben hiç colombia supremo içmedim" dedim sonunda
Ve...
" Olur mu yahu öyle şey? Bak şimdi ben ayın 21inde malatya ya gideceğim. Lakin yolculuk etmeyi pek seven, neredeyse yola ve yolculuğua aşık biri olarak mümkün mertebe yolu uzatmak maksadıyla 21 kasım da ankara dan bilet aldım. Bu esnada 20 sinin akşamı da haydarpaşa dan trene binip sabah için ankara ya geçmeyi 20 kasım gündüz bölümünde de istanbul da olmayı istedim. Bak sana tam da 20 kasım öğleden sonrasında bu lezzetin tadına bakman için Gloria Jean's davetimi iletebilirim :)"
dedi.
Hayatımda hiç böyle şirin,komik,yaratıcı bir teklif almamıştım.Hehhehe çok güldüm buna ben :)
Etiketler:
klfklfkşdaslfkşas,
Nostatic cafede..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

